Duanın etkisi ve suyun şekillenmesi!


Açıklama: Japon bilim adamının ortaya çıkardığı ve İslam'ın en son ve mükemmel din olduğunu birkez daha ortaya koyan bir analiz!
Kategori: Dua - Korunma
Eklenme Tarihi: 16 Haziran 2010
Geçerli Tarih: 25 Nisan 2018, 03:42
Site: Türkiye Metafizik Merkezi
URL: http://www.metafizikmerkez.org/detay.asp?haberID=85


Dua öyle bir güçlü bir vesiledir ki hastalıkları iyileştirir suyu dahi halden hale sokabilir Bu konuda Japon Bilim adamı ProfDrMasaru Emoto’nun su üzerine yaptığı bir araştırma son derece ilginç yeni bilgiler sunuyor bize Yaptığı araştırmanın verilerine göre “The message of the water” isimli kitabında “Su cansız bir madde değil; canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşmaktadır Su çevresinden pozitif ve negatif bilgileri alır ve ona göre tepki verir”diyor ProfEmoto;

 


 

“Emoto üç yıl kadar önce mikroskopla yaptığı araştırmalarda donmuş su kristallerinin dış tesirler karşısında çok değişik şekillerde reaksiyon gösterdiğini keşfetti Bu araştırmalara göre su kristalleri dış çevre tesirlerinin yanı sıra müzik söz ve kavramlara da tepki veriyor.

Emoto on iki yıl süren çalışmaları ve yaptığı on binlerce deney neticesinde suyun sadece iyi ve kötü bilgileri müzik ve sözleri değil hisleri ve şuuru da kaydettiğini ortaya çıkardı.
 
Çekilen kristal fotoğraflarında suyun verdiği mesaj çok açık; sevgi ve minnettarlık gibi duygular fıtrat tarafından tasvip görmüştür Yani sevgi ve minnettarlık fıtratın özüdür Su ne kadar sevgi duygu ve âhenk dolu söz ve musikî ile karşılaşırsa; altıgen kristal yapısı da o kadar güzel ve düzgün olmaktadır Meselâ çekilen fotoğrafların birinde suyun yanında "şeytan" dendiğinde kristaller kaotik bir biçime girerken diğerinde de güzel sözlerle dua edildiğinde suda berrak ve estetik yapısı ile mükemmel bir altıgen ortaya çıkıyor Emoto bu çalışmalarıyla görünmeyen bir ruh âleminin varlığına da işaret ediyor.
 
DUA EDİLEN SU KRİSTALLERİ :


 


 

SU KRİSTALLERİNİN DUA EDİLMEDEN ÖNCEKİ HALLERİ :


 

Emoto’nun ekibi su moleküllerinin insan sözünün içeriğinden nasıl etkilendiğini görmek için Fujiwara Barajından topladıkları suya da dua okumuşlar Su kristalinin duadan önceki biçimi ile duadan sonraki biçimi arasında belirgin bir farklılık gözlemlemişler.

Emoto araştırmasıyla suyun sadece hâfızasının ve bilgi taşıyıcı özelliğinin olmadığını aynı zamanda kâinatın dilini ve gerçek sevgi titreşimini de yansıttığını ispatlamaktadır Meselâ iki kavanozun içine haşlanmış pirinç konuyor Birine “teşekkür” diğerine “aptal” yazılıyor Bir ay boyunca bu sözler bu şişelere söyleniyor Netice çok enteresan: "Aptal" denen kavanozun içindeki pirinçler siyahlaşıyor ve kavanozdan çok kötü koku çıkıyor Diğerinde ise; pirinç beyaz kalıp hoş bir koku yayılıyor Bu da gösteriyor ki kötü ve iyi sözler su ve pirincin üzerinde tesirli oluyor Öyleyse 'ın nimet ve ihsanlarına karşı zikir fikir ve şükür vesilemizi hiç unutmamamız gerekiyor Bilhassa Bismillahirrahmanirrahim ile Elhamdülillah gibi son derece basit ve etkili duaları hiç unutmamalıyız.

Başlangıçta söylenen bir söz var ve bu söz önce maddî bir titreşime şekil oluşturan bir sese dönüşüyor Ve sonra tekrar belli bir bilgi haline geliyor Su böyle frekansları en açık bir şekilde ispatlanabilir olarak çeken bir maddedir Su kristallerinin şekli dünyanın nasıl bir durumda olduğunu gösteriyor Meselâ; Berlin Londra veya Paris'teki klorlu çeşme sularının dejenere olmuş kristal yapılarına karşılık; temiz kaynak suları estetik ve çok ince dizayn edilmiş altıgen yapılar göstermektedir Bu geometrik şekil tabiattaki bütün hayat olaylarının temel biçimini oluşturuyor Heavy-metal müzik ve küfür sözlerinin aksettiği suyun kristal yapısı yapılan deneylerde tamamen parçalanıp dağılarak eski kristal formları binlerce parçaya bölünüyor Vücudumuzun % 70 gibi büyük bir kısmının sudan oluşması gerçeği de bizim diğer insanların ve tabiatla olan münasebetlerimize dikkat etmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.

Su Kristalleri adlı kitabında suyu çeşitli yönlerden ele alan Prof Emoto çalışmalarının ilmî temelini oluştururken din gerçeğini de göz ardı etmiyor "21 yy'da en önemli olayın ilimle dinin yeniden buluşması olacağını düşünüyorum Eğer din olmasaydı insan aptallaşacak modern ilim de hiçbir zaman ortaya çıkmayacaktı" diyor